• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Almanca/Deutsch
Site Haritası
Üyelik Girişi

Das Plusquamperfekt

Das Plusquamperfekt   (-miş'li geçmiş zaman)

Plusquamperfekt herhangi bir olayın geçmişte sonlanıp nakledildiğini ifade eder.Türkçede belirsiz geçmiş zamanın hikayesi ile karşılanmaktadır. –mıştı, -mişti,-muştu,-müştü,-mış+dı ,-miş+di

Bu zaman aynen Perfekt gibi yapılır.Sadece haben ve sein yardımcı fiillerinin 2.hali alınarak kişilere göre yapılır.

Plusquamperfekt için iki şey gereklidir:

1.haben ya da sein yardımcı fiillerinin 2.hali (war/hatte)

2.Esas fiilin 3.hali (Partizip Perfekt)

İch hatte gelesen . Ben okumuştum.   Ich war gegangen. Gitmiştim.

 

sein

ich war

du warst

er, sie, es war

wir waren

ihr wart

sie waren

Sie waren

 

haben

ich hatte

du hattest

er, sie, es hatte

wir hatten

ihr hattet

sie hatten

Sie hatten

 

Wir hatten den Kuchen gegessen. Biz pastayı yemiştik.

Sie waren nach hause gegangen. Onlar eve gitmişlerdi

ÖZNE+YARD FİİL +NESNE+ESAS FİİL 3.HAL

Wann kommen die Kinder in Frankfurt an? Çocuklar ne zaman Frankfurt'a varı yorlar? 

Wann waren die Kinder in Frankfurt angekommen? Çocuklar ne zaman Frankfurt'a var mışlardı? 

Fährt der Zug in einer Stunde ab? Tren bir saat içinde hareket ediyor mu?

War der Zug in einer Stunde abgefahren? Tren bir saat içinde hareket etmiş  miydi ?

Ayrılabilen fiillerin ve können, müssen, dürfen,... cinsinden yardımcı fiillerin Plusquamperfektteki kullanılışları aynı Perfektteki gibidir. Bu bakımdanbu yeni öğrendiğimiz kipi iyice bilmeniz için Perfekti kusursuz bir şekilde anlamış olmanız gerekir. Perfektle aralarındaki tek fark haben ve sein yardımcı fiillerinin Perfektte şimdiki zaman halinde, Plusquamperfektte ise Imperfekt halinde bulunmasıdır.

Örnek:

Ich hatte gestern nicht in die Schule gehen können.

Dün okula gidememiştim.

Die Kinder halten in dem Garten spielen dürfen.

Çocuklar bahçede oynayabilmişlerdi.

Wegen des schlechten Wetters hatten wir den ganzen Tag zu Hause bleiben müssen.

Kötü hava yüzünden bütün gün evde kalmaya mecbur olmuştuk.

Wir hatten in Frankfurt auch unseren alten Lehrer besuchen wollen.

Frankfurt'ta eski öğretmenimizi de ziyaret etmek istemiştik.