• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Almanca/Deutsch
Site Haritası
Üyelik Girişi

Sıfatlar-Adjektive

  A d j e k t i v e- Sıfatlar

Genel olarak sıfatlar bir şahsın veya bir cismin özelliğini, niteliğini ve nasıl olduğunu dile getirir. Aynı şekilde sıfatlarla bir olayın, bir eylemin nasıl cereyan ettiğini dile getirmek mümkündür.
 

Örnekler:
schön (güzel)
gut (iyi)
krank (hasta)
langsam (yavaş)
fleißig (çalışkan)
gelb (sarı)
häßlich (çirkin)
tief (alçak)
hoch (yüksek)
 

 SIFATLARIN KULLANIM YERLERİ


a. Sıfat Tamlamalarında: Sıfatlar artikelle ismin arasına girerek o ismin anlamını niteliyici görevlerde kullanılır. Türkçede buna sıfat tamlaması denir. Almanca belirleyici öğe ifadesi Attribut sözcüğüyle ifade edilir. Örnekleri inceleyelim;
das neue Auto (yeni otomobil)
die junge Frau (genç kadın)
b. Cümlede Tek Başına Kullanımı: Sıfatlar cümle içersinde başka herhangi bir öğe veya sözcüğe bağlı olmaksızın da kullanılabilir. Bu durumda daha çok zarflara benzerler. Örnekler;
Das Auto ist neu. (otomobil yenidir)
Das Kind singt laut. (çocuk yüksek sesle şarkı söylüyor)

1. Sıfatlar ve Zarflar Birlikte Kullanılması: Sıfatlar, zarfların yanında kullanılarak, zarfların anlamını pekiştirme görevinde de kullanılabilir. Örnek;

Das ist typisch türkisch. (bu tipik türkçe)

Der Attributive Gebrauch Beim Substantiv ( Sıfat Tamlamaları)

Sıfat tamlamaları Türkçede ismi niteleyen, türünü veya sayısını belirten ve bir sıfat ve bir isimden (en az ) oluşan tamlamalardır. „küçük ev“ derken evin küçük olduğu belirtilmiş olur. Eve ait bir nitelik yani.
Almancada sıfat tamlamaları, sıfatın ismin tanımlılığıyla kendisi arasında yerleştirmek suretiyle teşkil edilir. Tanımlılığı „der“, „die“, „das“ ile isim arasına giren sıfata bir de -e takısı eklenir.
der Mann (adam ) - der alte Mann (yaşlı adam)
die Katze (kedi) – die kleine Katze (küçük kedi)
das Buch (kitap) – das neue Buch (yeni kitap)
Çoğul isimlerle yapılan tamlamalarda ise; sıfatın sonuna -en takısı eklenir.
Die Katzen – (kediler) die kleinen Katzen (küçük kediler) gibi..

  • Belirsiz tanımlılıklar („ein“ ve „eine“) ile yapılan sıfatlarda sıfata -er, -es, -e takıları eklenir. Bu durumum artikelin „der“, „die“ ve „das“ olmasına göre değişir. Örnekler;

Artikeli „der“ olan isimlerin, belirsiz artikel çekimlerinde („ein“ veya „eine“) önlerindeki sıfatlara -er takısı eklenir.
der alte Mann ( yaşlı adam ) - ein alt-er Mann (yaşlı bir adam)
der kleine Hund (küçük köpek) – ein kleiner Hund (küçük bir köpek)
Artikeli „das“ olan isimlerin, belirsiz artikel çekimlerinde („ein“ veya „eine“) önlerindeki sıfatlara -es takısı eklenir.
das kluge Mädchen (akıllı kız) - ein kluges Mädchen (akıllı bir kız)
das berühmte Restaurant (ünlü lokant) – ein berühmtes Restaurant (ünlü bir lokanta)
Artikeli „die“ olan isimlerin, belirsiz artikel çekimlerinde („ein“ veya „eine“) önlerindeki sıfatlara -e takısı eklenir.
die schöne Blume (güzel çiçek) – eine schöne Blume ( güzel bir çiçek )
die arme Frau (fakir kadın) – eine arm-e Frau (fakir bir kadın)

 SIFATLARIN TÜRLERİ

a. Die Zahladjektive (sayı sıfatları) :
Almancada zwei (iki), drei (üç), hundert (yüz) zahllos (sayısız) viel (çok), wenig (az), ganz (tüm) gibi sıfarlar nicelik veya sayı sıfatı olarak adlandırılır. Sayı sıfatları kendi arasında çeşitli gruplara ayrılabilir.

  • Die Kardinalzahlen (temel sayılar): Temel sayma sayıları bu kategoriye girer. (0), eins (1), zwei (2), drei (3), vier (4), fünf (5), sechs (6), sieben (7), acht (8), neun (9), zehn (10) zwanzig (20) einundfünfzig (51) einhundert (100) eintausend (1000) gibi sayılar...
  • Die Jahreszahlen (Yılları gösteren sayılar): neunzehnhundertfünfzig (1950) gibi bir tarih gösteren sıfatlar. Örnek: Wir kauften dieses Haus in 1960. (Bu evi 1960'ta satın aldık.)
  • Die Uhrzeit (Saatler): Almancada saatler 1-24 arasındaki sayılar olarak söylenir. Örnek: Es ist eins. (saat birdir) gibi...
  • Die Ordinalzahlen (Derece Gösteren Sayılar): Birinci, ikinci, üçüncü gibi sıra ve derece gösteren sayılar. Almanca da bunlara Ordinalzahl denir. 1-20'ye olan sayıların sonuna -te 20'den sonraki sayıların sonuna ise -ste takılarak bu derecelendirme yapılır. Örnek: erste (birinci), zwanzigste (yirminci) – Heute ist der Zwanzigste. (bugün ayın yirmisi) gibi...
  • Die Bruchzahlen ( Kesirler ): Türkçe üçte bir, dörtte iki gibi sayılara kesir denir. Almancada bu sayılar 1-20 arasındaki sayılara -tel, 20'den sonraki sayılara -stel takısı eklenerek yapılır. Almancada kesirler „das“ artikeliyle kullanılırlar. Örnekler: 1/3 (ein Drittel – üçte bir ) 1/100 ( ein Hundertstel- yüzde bir) gibi...
  • Belirsiz Sayı Sıfatları: Belirsiz miktar veya ölçüdeki canlıları veya cisimleri anlatmak için kullanılır. Örnek: viel (çok, birçok), wenig (az) einzeln (her bir) andere (başka) zahllos (sayısız, bir sürü) gibi...

b. Die Demonstrativen Adjektive (İşaret Sıfatları): böyle anlamına gelen solch veya derartig sıfatlarına işaret sıfatı denir. Bahsedilen şeyin niteliğine, derecesine işaret ettikleri için böyle adlandırılır. İşaret sıfatları da çoğunlukla diğer sıfatlar gibi isim ile artikel arasında bulunur.

Örnekler;
Alle solche Firmen sind gefährlich. Tüm böyle firmalar tehlikelidir.
Solch sıfatı önünde „ein“ veya „eine“ artikeli bulunan bir isimle birlikte kullanıldığında hiç bir değişikliğe uğramadan cümlede yer alır.
Solch ein Wetter habe ich nie erlebt. - Böyle bir hava hiç yaşamadım


DİE DEKLİNATİON DES ADJEKTIVS (Sıfatların Çekimleri)

Sıfatların çekimleri, isimlerin aldıkları artikele göre değiştiğinden tek tek incelememiz gerekir. 

Singular /Tekil
 
maskulin
feminin
neutral
Nominativdergute Vaterdiegute Mutterdasgute Kind
GenitivdesgutenVatersderguten Mutterdesguten Kinds
Dativdemguten Vaterderguten Mutterdemguten Kind
Akkusativdenguten Vaterdiegute Mutterdasgute Kind

 

 
Plural /Çoğul
 
maskulin
feminin
neutral
Nominativdieguten Väterdieguten Mütterdieguten Kinder
Genitivderguten Väterderguten Mütterderguten Kinder
DativdengutenVäterndengutenMütterndenguten Kindern
Akkusativdieguten Väterdieguten Mütterdieguten Kinder

dies- , jen-, jed-
Tanımlılıkların yerine kullanılan „bu“ anlamındaki „dies-“, „şu“ anlamındaki „jen-“ ve „her“ anlamındaki „jed-“ sözcüklerinden sonlara gelen sıfatlara da yukardaki gibi takılara eklenir. Bu üç sözcüğün sonuna ismin artikeline göre; -er, -es, -e takıları eklenir.


der Mann : dieser Mann (bu adam) – jener Mann (şu adam) – jeder Mann (her adam)
die Frau : diese Frau (bu kadın ) - jene Frau (şu kadın) – jede Frau (her kadın)
das Kind : dieses Kind (bu çocuk) – jenes Kind (şu çocuk) – jedes Kind (her çocuk)


b. „kein“, „keine“ den Sonra Gelen Sıfatlar: „bir“ anlamına gelen „ein“ ve „eine“ sözcüklerinin olumsuz şekli olan „kein“ ve „keine“ sözcükleri ile yapılan sıfat tamlamalarında, sıfata eklenen ekler biraz farklılık gösterir. İsimlere „değil, hiç, hiçbir“ gibi olumsuz anlamlar verir.


Tekil Durumları:
Nominativ (Yalın hal) : kein guter Mann / keine gute Frau / kein gutes Kind
Akkusativ(-İ hali) : keinen guten Mann / keine gute Frau / kein gutes Kind
Dativ (-E hali) : keinem guten Mann / keiner guten Frau / keinem guten Kind
Genitiv (-İn hali) : keines guten Mannes / keiner guten Frau / keines guten Kindes


Çoğul Durumları:
Nominativ (Yalın hal) : keine guten Männer / keine guten Frauen / keine guten Kinder
Akkusativ(-İ hali) : keine guten Männer / keine guten Frauen / keine guten Kinder
Dativ (-E hali) : keinen guten Männern / keinen guten Frauen / keinen guten Kindern
Genitiv (-İn hali) : keiner guten Männer / keiner guten Frauen / keiner guten Kinder

  • kein, keine sözcükleri tek başlarına „değil, hiçbir“ gibi anlamlara gelmesine rağmen, cümle içersinde kullanışlarının türkçeye çevrilişi daha farklı olabilmektedir. Örnekler;

Er macht keine guten Photos – O iyi resimler çekemiyor. Şeklinde türkçeye çevrilir.

1. Tanım Edatı Kullanılmadan Yapılan Sıfat Tamlamaları: Önlerinde „der“, „die“, „das“ gibi belirli artikeller veya „ein“, „eine“, „kein“, „keine“ gibi olumsuz ve belirsiz artikeller olmadan yapılan tamlama türüdür. Çekimleri aşağıdaki gibidir;

Tekil Durumları:
Nominativ (Yalın hal) : guter Mann / gute Frau / gutes Kind
Akkusativ(-İ hali) : guten Mann / gute Frau / gute Kind
Dativ (-E hali) : gutem Mann / guter Frau / gutem Kind
Genitiv (-İn hali) : guten Mannes / guten Frau / guten Kindes


Çoğul Durumları:
Nominativ (Yalın hal) : gute Männer / gute Frauen / gute Kinder
Akkusativ(-İ hali) : gute Männer / gute Frauen / gute Kinder
Dativ (-E hali) : guten Männern / guten Frauen / guten Kindern
Genitiv (-İn hali) : guter Männer / guter Frauen / guter Kinder

  • İki, üç, on gibi sayı sıfatlarıyla, azlık-çokluk belirten bir çok sıfatla yapılmış tamlamalarda bu çekim kullanılır. Örnek: drei alte Autos. (üç eski otomobil) gibi.

1. „Ein“, „eine“ den Sonra Gelen Sıfatlar: Bu tip belirsiz tanımlılıklardan sonra gelen sıfatların aldıkları takılar, olumsuz-belirsiz artikeller olan „kein“ ve „keine“ ile aynı takıları alırlar.

 

Singular/Tekil

 

 

maskulin

feminin

neutral

Nominativ

ein

guter Vater

eine

gute Mutter

ein

gutes Kind

Genitiv

eines

gutenVaters

einer

guten Mutter

eines

guten Kinds

Dativ

einem

guten Vater

einer

guten Mutter

einem

guten Kind

Akkusativ

einen

guten Vater

eine

gute Mutter

ein

gutes Kind

 

 

Plural / Çoğul

 

maskulin

feminin

neutral

Nominativ

keine

guten Väter

keine

guten Mütter

keine

guten Kinder

Genitiv

keiner

guten Väter

keiner

guten Mütter

keiner

guten Kinder

Dativ

keinen

gutenVätern

keinen

gutenMüttern

keinen

gutenKindern

Akkusativ

keine

guten Väter

keine

guten Mütter

keine

guten Kinder

  • Ein“ ve „eine“ sözcükleri bir anlamına geldiği için çoğul durumda artikelsiz çekim kullanılır. Bu sözcüklerin çoğulu yoktur.
  • Artikeli „der“ olan isimlerin dışındakilerin, yalın halleri ve -i halleri aynı olduğundan, türkçeye çevrilirken cümledeki anlama bakmak gerekir.

SIFATLARIN ÇEKİMLERİNDEKİ ÖZELLİKLER

Sıfatların isimlerle birlikte kullanılırken ismin hallerine göre takılar alarak çekimlenmelerinde dikkat edilmesi gereken bir kaç küçük özellik vardır.
a. Sıfatın Bir Harfinin Düşmesi: sonları -el, -abel, -ibel ile biten sıfatlara herhangi bir takı eklendiğinde son hecelerinde -e harfi düşer.
Örnekler:
dunkel (karanlık) – ein dunkles Zimmer (karanlık bir oda)
sensibel (hassas) – ein sensibles Sohn (Hassas bir oğlan)
b. „Hoch“ Sıfatının Değişimi: „Yüksek“ anlamına gelen hoch sıfatı ismin hallerine göre çekimlenirken -c harfi olmaksızın yazılır ve bu şeklinin sonuna takılar alır. Örnek:
Der Baum ist hoch. (Ağaç yüksektir) – ein hoher Baum (yüksek bir ağaç)


DİE KOMPORATION DER ADJEKTIVE (Sıfatların Karşılaştırılması)


Sıfatlar sahip oldukları özelliklerin, ifade ettikleri niteliklerin derecelendirilmesi bakımından Almancada die Komporation veya die Vergleichsformen olarak adlandırılırlar. Karşılaştırma dereceleri dört şekilde bulunur.
a. Der Pozitiv (Tabii Derece): Sıfatın normal şeklindeki hali bu sınıfa girer. Örnekler;


jung (genç)
weich (yumuşak)
nützlich (yararlı)

b. Der Komparativ (Daha Üstünlük Derecesi): Aynı özellik veya nitelikleri paylaşan iki şahıs veya cismin birbirilerinden farklı olduğunu ifade ederken daha üstünlük derecesi kullanılır. Bunu yapmak için sıfata -er takısı eklenir.
Klein (küçük) – kleiner (daha küçük)
schön (güzel) – schöner (daha güzel)
dick (kalın) -dicker (daha kalın)

  • Daha üstünlük derecesi yapılırken bazı sıfatların içindeki sesli harfler (a, o, u) üzerine nokta alarak (ä, ö, ü) olabilir. Örnekler;

groß (büyük) – größer (daha büyük)
lang (uzun ) - länger (daha uzun)
jung (genç ) - jünger (daha genç)

  • Sonu -el ve -er ile biten sıfatlarda daha üstünlük derecesinde bu son hecedeki -e harfi atılır. Örnekler:

teuer (pahalı) – teurer (daha pahalı)
edel (asil) – edler (daha asil)
dunkel (karanlık) – dunkler (daha karanlık)

1. Der Superlativ (En Üstünlük Derecesi): Bir şahıs veya cismi niteleyen ve tarif eden sıfatın diğer benzerleri arasında en üstün düzeyde olduğunu anlatmak için kullanılır. Sıfatın normal şeklinin sonuna -st veya -est eklenerek yapılır.

Örnekler:
klein (küçük) kleinst (en küçük)
schön (güzel) schönst (en güzel)
bunt (renkli) buntest (en renkli)

Bu sıfatların bazılarının sonuna -st yerine -est eklendiği görülmektedir. Sıfatın sonuna -st veya -est takılarından hangisinin ekleneceği sıfatın hece adedine bağlıdır.

  • Der Komparativ'de olduğu gibi, tek heceli sıfatlarda bulunan (a, o, u) harfleri derecede de üzerlerine nokta alarak (ä, ü, ö) olurlar. Örnekler;

alt (yaşlı) ältest ( en yaşlı)
kalt ( soğuk ) kältest (en soğuk)
rot ( kırmızı ) rötest (en kırmızı)

  • En üstünlük derecesindeki sıfatlar, normal birer sıfat gibi sıfat tamlamalarında artikell ismin arasında kullanılabilir. Bu takdir de en üstünlük derecesinin sonuna ismin hallerine göre gereken takılar eklenir. Örnekler;

der älteste Lehrer (en yaşlı öğretmen )
den ältesten Lehrer (en yaşlı öğretmeni)
dem ältesten Lehrer (en yaşlı öğretmene)
des ältesten Lehrers ( en yaşlı öğretmenin)

  • En üstünlük derecesi cümle içinde tek başına kullanıldığı takdirde önüne an ile dem tanımlığının birleşmesinden meydana gelen „am“ sözcüğü ile sonuna „-en“ takısı gelir. Örnekler;

schönst (en güzel) am schönsten (en güzel)


billigst (en ucuz ) am billigsten (en ucuz)

 
Sein Sohn ist am klügsten. (onun oğlu en akıllıdır)

KURALSIZ SIFATLAR

Bazı sıfatların üstünlük ve en üstünlük dereceleri bu kurallar uymaz. Bunlara düzensiz sıfatlar da diyebiliriz. Bunların ezberlenmesi gerekir. Kuralsız sıfatlardan bazıları;
gut (iyi) - besser (daha iyi) – best, am besten (en iyi)


hoch (yüksek) – höher (daha yüksek) - höchst, am höchsten (en yüksek)
wenig (az )- minder / weniger (daha az) – mindest, am mindesten /am wenigsten ( en az, asgari)


SIFATLARIN KARŞILAŞTIRMASI İLE İLGİLİ CÜMLELER

a. Eşitlik Karşılaştırması (so...wie): İki tarafında eşit olduğu durumlarda bu kalıp kullanılır.
so...wie.... (.......kadar)
so klein wie.... (.....kadar küçük)
so hoch wie....(......kadar yüksek)

Örnek cümleler;
Sie ist so klug wie ihr Sohn. ( O sizin oğlunuz kadar zekidir.)
Ich kann nicht so schnell wie die anderen Kinder laufen. (ben diğer çocuklar kadar hızlı koşamam)
b. Daha Üstünlük Karşılaştırması: Bir şahıs veya cismin, bir diğerine daha oranla daha üstün olduğunu anlatmak için kullanılır. Sıfata -er eklenerek cümle için „als“ sözcüğü ile birlikte yapılır. Örnek cümleler;
klein(küçük)
kleiner (daha küçük)
kleiner als... (...den daha küçük)
Ein Turm ist höher als ein Haus. (bir kule bir evden daha yüksektir.)
Er verdient mehr als ich. ( Benden daha fazla kazanıyor)
Ich laufe schneller als Inge. (Inge'den daha hızlı koşuyorum.)

1. En Üstünlük Karşılaştırması: Bir şahıs veya cismin, diğerleri arasında en fazla sahip olduğu durumlarda kullanılır. Cümle içersinde en üstünlük derecesi bir ayrıcalık göstermez.Örnekler;

Dieser Stuhl ist am besten. ( bu sandalye en iyisidir)
Das ist der glücklichste Tag meines Lebens. (Bu hayatamın en mutlu günüdür.)

KARŞILAŞTIRMA ŞEKİLLERİNİN DİĞER KULLANIŞ YERLERİ

  • Bir sıfatın, bir niteliğin gittikçe artışını ifade etmek için bu sıfatın daha üstünlük derecesi aralarına „und“ konarak iki kere tekrarlanır. Örnek;

Sie wird dicker und dicker. (O gittikçe şişmanlıyor.)

  • Gittikçe azalıp artmayı sıfatın önüne mehr und mehr sözcüklerini koyarak da anlatmak mümkündür. Örnek;

Der Geiger wird mehr und mehr berühmt. (Kemancı gittikçe meşhur oluyor.)

  • Je....desto....“ ( ne kadar....o kadar...) kalıbı bir sıfat ve niteliğin artışına paralel olarak diğerinin de artması veya azalması durumlarında kullanılır. Örnek;

Je kleiner desto besser. (Ne kadar küçükse o kadar iyi)
Je junger desto frecher. ( Ne kadar gençse o kadar terbiyesiz)

  • ziemlich“ oldukça anlamına gelir ve sıfatların derecesinde bir sınırlama yaratır. Örnek;

Wird sind ziemlich müde. (biz oldukça yorgunuz.)
Der Fernseher ist ziemlich billig. ( Televizyon oldukça ucuzdur.)

  • zu“ fazla anlamında kullanılır ve önüne geldiği sıfatın anlamını arttırır ve abartır. Örnek;

Diese Mauer ist zu hoch. (bu duvar fazla yüksektir.)
Er ist zu still. (O fazla sessizdir.)

  • so...wie möglich / möglichst“ bu şekille Türkçedeki „mümkün olduğu kadar“ anlamı sağlanır. Örnek; So stark wie möglich. (mümkün olduğu kadar kuvvetli)

KARŞILAŞTIRMA YAPILAMAYAN SIFATLAR

Bazı sıfatların daha üstünlük ve en üstünlük derecelerini anlam bakımından yaratmak mümkün değildir. Bunlar;

  • Aralarında bir derece , kademe ayrımı yapılamayacak durum veya işlem anlatan sıfatlar;

schriftlich (yazılı)
ledig (bekar)
tot (ölü)
mündlich (sözlü)
rund (yuvarlak)
gibi sıfatlar...

  • Olumsuzluk ifade eden ve bir niteliğin bulunmadığını gösteren sıfatlar.

Unglaublich (inanılmaz)
kinderlos (çocuksuz)
obdachlos (evsiz barksız)
gibi sıfatlar...

  • Bazı renklerle sayı sıfatları;

lila (eflatun)
oliv ( zeytin rengi )
rosa (pembe)
einzig (bir tek)
gibi sıfatlar..

Almancada En Çok Kullanılan Sıfatlar

D=Dativ (İsmin e-hali)

A=Akkusativ (İsmin i-hali) 

geeignet zu D: yetenekli

gefasst auf A: menun,hazırlıklı

gefühlios gegen A: duygusuz

geneigt zu D: eğilimli,düşkün

geschaffen für A: çok uygun

geschaffen zu D: bir işe çok uygun

gesund an D: sağlıklı

gewant in D: becerikli

gierig nach D: hırslı,açgözlü

gleichgültig gegen A: ilgisiz

grausam gegen A: merhametsiz

glücklich über A: memnun

hart,streng gegen A: sert

interessiert an D: ilgili

interessiert für A: meraklı

misstrauisch gegen A: vesveseli

nachsichtig gegen A: müsamaha

nachteilig für A: zararlı

neidisch auf A: kıskanç

neugierig auf A: meraklı

nützlich für A: faydalı

rot vor D: yüzü kızarmak

schmerzlich für A: kederli, acıklı

sicher vor D: emin

stolz auf A: gururlu

streng gegen A: amansız,haşin

taub auf A: sağır

taub sein gegen A: söz dinleme

traurig über A: üzüntülü

tüchtig in: kabiliyetli

verliebt in A: aşık,tutkun

verschwenderisch mit D: tutumsuz

verschieden von D: farklı

voll von D: dolu olmak

vertraut mit D:tanımak,bilmek

wichtig für A:önemli

veriobt mit D:nişanlı

zufrieden mit D:memnun olmak

zornig auf D:öfkeli

angewiesen auf A:muhtaç olmak

arm an D:fakir olmak

aufmerksam auf A:dikkatli olmak

begierig auf A:istekli,düşkün

bekannt mir D:tanıdık

beliebt bei D:sevimli,beğenilen

bereit zu D:hazır,razı

besorgt umA:endişeli,meraklı

bestrürzt über A:şaşkın

bewandert in D:vakıf, bilgi sahibi

blass vor D:solgun,sararmış

blind auf D:gerçek anlamda kör

blind gegen A:kayıtsız

blind für D:mecazi anlamda kör

blind vor D:gözü dönmüş

ehrgeizig nach D: hırslı,düşkün

eifersüchtig auf A: kıskanç

einverstanden mit D: anlaşmak

eigebildet auf A: mağrur

empfindlich gegen A: duygulu

entschlossen zu D: kararlı,azimli

enstaunt sein über A: hayret etmek

fertig sein mit D: bitirmek

frei von D: kurtulmuş

freigebig gegen A: cömert

freundlich gegen A zu D: dostça

froh über A: memnun,sevinçli

Çok Kullanılan Sıfatlar

abtrünnig:sadakatsiz

angeboren:doğuştan

angenehm für:hoş,sempatik

behaglich:rahat,elverişli

bekannt sein:bilinen

benachbart:komşu,bitişik

bewusst sein:farkında olmak

dienlich:faydalı,elverişli

ergeben:sağdık,bağlı

erinnerlich sein:hatırında olmak

fern:uzak yabancı

genehm:hoş,uygun

gewogen:iyilik sever,dost

gleichgültig sein:ilgisiz

gram:kızgın

helisam für:yararlı

leid sein (tun):üzgün

nötig für:gerekli

nützlich für:faydalı

recht:elverişli,uygun

schwer sein für:birine zor gelmek

treu: bağlı,sadık

ugetan: kalben bağlı

untertan: kul-köle

vorteilhaft: yararlı

widerlich: iğrenç,tiksindirici

zuwider: zıt,aykırı

abhold: sevmiyen

angemessen: uygun

anstössig: ayıp

begreiflich: anlaşıabilir

behilflich sein: yardımcı olmak

bekömmlich: şifalı

bequem für: rahat,konforlu

dankbar sein: minnettar omak

eigentümlich für: mahsus,hususi olmak

entbehrlich: zaruri olmayan

erwünscht: temenni edilir

freidlich gesinnt: birine düşman

fremd: yabancı

gehorsam: itaatkar

gelegen sein für: uygun gelmek

geneigt: meyilli,hazır olmak

gleich: benzer,aynı

günstig gesinnt sein: lütufkar

leicht sein (fallen) für: kolay gelmek

lieb: hoş

möglich für: mümkün olmak

nahe: yakın

notwedig für: zaruri

teuer: pahalı

unbegrelflich: anlaşılmaz

verbunden: bağlı

verhasst: nefret verici

wert: kıymetli,önemli,değerli

willkommen :memnuniyet verici

ZIT ANLAMLI SIFATLAR

mögliche  Gegensatzpaare

alt  -eski

modern-modern

alt  -eski

neu -yeni

alt -yaşlı

Jung -genç

arm-fakir

reich-zengin

ärgerlich-sinirbozucu

erfreulich-keyif verici

bekannt-tanınmış

unbekannt-tanınmayan

billig-ucuz

teuer-pahalı

breit-geniş

schmal-dar

bunt-renkli

schwarz/weiß-siyah/be

dick-şişman

dünn-zayıf

dick-şişman

schlank-ince

dumm-aptal

klug-akıllı

dunkel-koyu renkli

hell-açık renk

dunkelblond-kumral

hellblond-sarışın

eckig-köşeli

rund-yuvarlak

einfach-basit,kolay

schwer-zor,ağır

eng-dar

weit-geniş

entfernt-uzak

nah-yakın

falsch-yanlış                  

richtig-doğru

faul-tembel

fleißig-çalışkan

feige-korkak

mutig-cesur

fern-uzak

nah-yakın

fest-sıkı

locker-gevşek

feucht-ıslak,nemli

trocken-kuru

geduldig-sabırlı

ungeduldig-sabırsız

gesund-sağlıklı

krank-hasta

gut-iyi

schlecht-kötü

hart-sert

weich-yumuşak

hässlich-çirkin

schön-güzel

hungrig-aç

satt-tok

jung-genç

alt-yaşlı

kalt-soğuk

warm-sıcak

kurz-kısa

lang-uzun

langsam-yavaş

schnell-hızlı

laut-sesli

leise-sessiz

leer-boş

voll-dolu

neu-yeni

alt-eski

offen-açık

verschlossen-kapalı

sauber-temiz

schmutzig-kirli

 

Sıfatların Derecelendirilmesi-Steigerung der Adjektive

SIFATLARIN DERECELENDİRİLMESİ

POSİTİV -----KOMPARATİV -erSUPERLATİV  am    ...-sten
gut (iyi)besser (dahaiyi)am besten (eniyisi)
viel (çok)mehr (dahaçok)am meisten (ençok)
gern (severek)lieber (daha çokseverek)am liebsten (ençokseverek)
schön (güzel)schöner (dahagüzel)am schönsten (engüzel)
hübsch hübscher am hübschsten 
hässlich (çirkin)hässlicher (dahaçirkin)am hässlichsten (ençirkin)
kurz (kısa)kürzer (dahakısa)am kürzesten (enkısa)
lang (uzun)länger (dahauzun)am längsten (enuzun)
süss (tatlı)süsser (dahatatlı)am süssten (entatlı)
stark (güçlü)stärker (dahagüçlü)am stärksten (engüçlü)
gross (büyük)grösser (dahabüyük)amgrössten (en büyük)
klein (küçük)kleiner (dahaküçük)amkleinsten (enküçük)
kalt (soğuk)kälter (dahasoğuk)amkältesten (ensoğuk)
Warm (sıcak)wärmer (dahasıcak)amwärmsten (ensıcak)
teuer (pahalı)teurer (dahapahalı)amteuersten (enpahalı)
klug (akıllı)Klüger (dahaakıllı)amklügsten (enakıllı)
billig (ucuz)billiger (dahaucuz)ambilligsten (enucuz)
dunkel (karanlık-koyu)dunkler (dahakoyu)amdunklersten (enkoyu)
hoch (yüksek)höher (dahayüksek)amhöchsten (enyüksek)
arm (fakir)ärmer (dahafakir)amärmsten (enfakir)
jung (genç)jünger (dahagenç)amjüngsten (engenç)
weit (uzak)weiter (dahauzak)amweitesten (enuzak)
nah (yakın)näher (dahayakın)amnächsten (enyakın)
klein (küçük)kleiner (dahaküçük)amkleinsten (enküçük)
reich (zengin)reicher (dahazengin)amreichsten (enzengin)
fleissig (çalışkan)fleissiger (dahaçalışkan)amgfleissigsten (ençalışkan)
langsam (yavaş)langsamer (dahayavaş)amlangsamsten (enyavaş)
freundlich (dostane)freundlicher (dahadostane)amfreundlichsten (endostane)
scwach (halsiz)schwacher (dahahalsiz)amschwachsten (enhalsiz)
heiss (sıcak)heisser (dahasıcak)amheissesten (ensıcak)
schlecht (kötü,fena)schlechter (dahakötü)amschlechtesten (enkötü)
schmal (dar,ince)schmaler (dahadar)amschmalsten (endar)
kalt (soğuk)kälter (dahasoğuk)amkältesten (ensoğuk)
breit (geniş)breiter (dahageniş)ambreitesten (engeniş)
frisch (taze)frischer (dahataze)amfrischesten (entaze)
dumm (aptal,budala)dümmer (dahaaptal)amdümmsten (enaptal)
teuer (pahalı)teurer (dahapahalı)amteuersten (enpahalı)
hell (aydınlık)heller (dahaaydınlık)amhellsten (enaydınlık)
blank (parlak)blanker (dahaparlak)amblanksten (enparlak)
brav (terbiyeli)braver (dahaterbiyeli)ambravsten (enterbiyeli)
froh(neşeli,memnun)froher (dahaneşeli)amfrohsten (en neşeli)

 


Yorumlar - Yorum Yaz