• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Almanca/Deutsch
Site Haritası
Üyelik Girişi

Aktiv sein

Lektion 6 Aktiv sein

der Sport ohne Plural Spor

international uluslararası

Sport ist international. Spor uluslararasıdır.

die Sportart, -en spor dalı, spor dalları

schon zaten, mutlaka

aus ...den, ...dan; içinden

aus dem Türkischen Türkçeden

Welche Sportarten kennst du aus dem Türkischen ... ?

Hangi spor dallarının Türkçe adını biliyorsun?

der Eiskunstlauf ohne Plural artistik patinaj

das Segeln ohne Plural yelkencilik

das Reiten ohne Plural binicilik

das Skilaufen ohne Plural kayakçılık, kayak sporu

das Badminton ohne Plural badminton

der Volleyball ohne Plural voleybol (spor)

das Tennis ohne Plural tenis

das Golf ohne Plural golf

das Ringen ohne Plural güreş

der Fußball ohne Plural futbol

das Taekwondo ohne Plural tekvando

das Autorennen ohne Plural araba yarışı (spor)

das Schwimmen ohne Plural yüzme

das Tischtennis ohne Plural masa tenisi

das Boxen ohne Plural boks

Sport treiben spor yapmak

Welchen Sport treibst du? Hangi sporu yapıyorsun?

Machst du Eiskunstlauf oder Taekwondo?

Artistik patinaj veya tekvando yapıyor musun?

nein hayır

Nein, ich mache Autorennen und manchmal mache ich Ringen.

Hayır, araba yarışı yapıyorum ve bazen güreşiyorum.

ja evet

Ja, ich spiele Badminton. Evet, Badminton oynuyorum.

Nein, ich spiele nicht Golf. Hayır golf oynamıyorum.

segeln yelkenli kullanmak

Segelst du? Yelkenli kullanıyor musun?

reiten ata binmek

Reitest du? Ata biniyor musun?

Läufst du Ski? Kayak yapıyor musun?

Nein, ich laufe nicht Ski. Hayır, kayak kaymıyorum.

boxen boks yapmak

Boxt du? Boks yapıyor musun?

Ja, mein Hobby ist Boxen. Evet, benim hobim boks.

Ja, ich boxe. Evet, boks yapıyorum.

Wie findest du Badminton? Badmintonu nasıl buluyorsun?

Badminton finde ich gut. Badmintonu iyi buluyorum.

besser daha iyi

Aber Tischtennis finde ich besser. Fakat, masa tenisini daha iyi biliyorum.

lieber daha çok severek

am liebsten en çok severek

Ich mache gern Eiskunstlauf, ich spiele lieber Badminton, am liebsten reite ich.

Artistik patinaj yapmayı severim, badmintonoynamayı daha çok severim, ata binmeyi en çok severim.

am besten en iyi

mehr daha çok

am meisten en çok

Basketball macht Spaß. Basketbol eğlencelidir.

die Mannschaft, -en takım, -lar

Philipp spielt in einer Mannschaft. Philipp bir takımda oynuyor.

seit ...den bu yana, ...den itibaren

seit wann ne zamandan beri

seit vier Jahren dört yıldan beri

Ich spiele seit vier Jahren Basketball.

Dört yıldan beri basketbol oynuyorum.

der Mannschaftssport ohne Plural takım sporu

dabei yanında, nezdinde

besonders özellikle

Was gefällt dir dabei besonders? Bunda, özellikle ne hoşuna gidiyor?

weil çünkü, zira; ...den, dan dolayı,...için

die Gruppe, -n grup, -lar

Es gefällt mir sehr gut, weil ich in einer Gruppe Sport treiben kann.

Bir grup içinde spor yapabilmek hoşuma gidiyor.

bei sırasında, esnasında

beim Spielen oyun esnasında

gute Freunde iyi arkadaşlar

Man findet ... gute Freunde beim Spielen. Oyun esnasında ... iyi arkadaşlar bulunabiliyor.

das Mannschaftsspiel, -e takım oyunu, takım oyunları

gegen karşı

gegen eine andere Mannschaft başka bir takıma karşı

Ich spiele gern gegen eine andere Mannschaft. Başka bir takıma karşı seve seve oynarım.

gewinnen kazanmak

Gewinnt deine Mannschaft immer? Takımın her zaman kazanıyor mu?

Nein, man kann nicht immer gewinnen. Hayır, her zaman kazanılmıyor.

verlieren yenilmek, mağlup olmak

freuen auf (sich) sevinmek (gelecekte olacak bir şeye)

nächster, nächste, nächstes gelecek, önümüzdeki

Wir freuen uns ... auf das nächste Spiel. ... gelecek oyuna seviniriz.

treffen buluşmak

Triffst du deine Basketball-Freunde auch zu Hause?

Basketbol arkadaşlarınla evde de buluşuyor musun?

zu mir bana

Ja, meine Freunde kommen oft zu mir. Evet, arkadaşlarım sık sık bana gelir.

der Korb, Körbe pota, -lar, sepet, -ler

Manchmal üben wir am Korb, ... Bazan potada egzersiz yapıyoruz.

etwas biraz, bir parça

anderes başka, diğer

etwas anderes başka şeyler

noch daha, ek olarak

Was macht ihr noch? Daha neler yapıyorsunuz?

das Skateboard, -s kay kay, -lar

die Reise,-n seyahat, -lar

womit ne ile

Reisen - womit? Seyahat - ne ile?

die Bahn, -en tren, -ler

das Flugzeug, -e uçak, -lar

das Motorrad, Motorräder motosiklet, -ler

das Auto, -s araba, -lar

das Schiff, e gemi, -ler

die Rakete, -n roket, -ler, füze, -ler

das Fahrrad, Fahrräder bisiklet, -ler

mit dem Bus reisen otobüsle seyahat etmek

mit dem Flugzeug reisen uçakla seyahat etmek

mit der Bahn reisen trenle seyahat etmek

Womit reist du am liebsten? En çok ne ile yolculuk yapmayı seversin?

Ich reise gern mit dem Bus. Otobüsle seyahat etmeyi severim.

Ich reise lieber mit der Bahn. Trenle seyahat etmeyi daha çok severim.

Ich reise am liebsten mit dem Motorrad.

En çok motosikletle seyahat etmeyi severim.

Womit möchtest du nicht reisen? Ne ile yolculuk etmek istemezsin?

Ich möchte nicht mit dem Schiff reisen. Gemi ile yolculuk etmeyi sevmem.

der ICE (Intercityexpress), s hızlı tren, -ler

einige bazı, birkaç

technisch teknik

die Höchstgeschwindigkeit, -en azami hız, -lar

die Anzahl ohne Plural sayı, adet

der Wagen, - vagon, -lar

Anzahl der Wagen vagon sayısı

kabellos kablosuz

der Internetzugang, Internetzugänge internet girişi, internet giriflleri

das Rad, Räder tekerlek, tekerlekler

die Wörterblume, -n kelime çiçeği, kelime çiçekleri

das Ergebnis, -se sonuç, -lar

Schreibt eine Wörterblume! Bir kelime çiçeği yaz!

der Koffer, - bavul, - lar

einpacken yerleştirmek

Koffer packen bavul yerleştirmek

brauchen ihtiyacı olmak

Was braucht man für eine Reise? Bir seyahat için nelere ihtiyaç duyulur?

der Badeanzug, Badeanzüge mayo, mayolar

der Sportschuh, -e spor ayakkabısı, spor ayakkabıları

die Sonnencreme, -s güneş kremi, güneş kremleri

der Teddybär, -en oyuncak ayı, oyuncak ayılar

die Socke, -n kısa çorap, kısa çoraplar

die Bluse, -n bluz, -lar

der CD-Player, - Cd-Çalar

das Kleid, -er elbise, -ler

die Sonnenbrille, -n güneş gözlüğü, güneş gözlükleri

die Sandale, -n sandalet, -ler

der Regenschirm, -e şemsiye, -ler

der Rucksack, Rucksäcke sırt çantası, sırt çantaları

die Liste, -n liste, -ler

Laura schreibt eine Liste. Laura bir liste yazıyor.

vergessen unutmak

Nicht vergessen! Unutma!

der Mp3-Player, - MP3-Çalar, -lar

das Maskottchen, - maskot, -lar

der Schreibblock, Schreibblöcke not defteri, not defterleri

der Stift, -e kalem, -ler

überlegen düşünmek

die Shorts nur Plural şort

die Jeans nur Plural kot pantolon

das T-Shirt, -s tişört, -ler

der Pullover, - kazak, -lar

der Turnschuh, -e jimnastik ayakkabısı, jimnastik ayakkabıları

der Schlafanzug, Schlafanzüge pijama, -lar

mit/nehmen yanında götürmek

Was will sie noch mitnehmen? Yanında daha neler götürmek istiyor?

Was hat Laura alles eingepackt? Laure neleri yerleştirdi?

Laura hat … eingepackt. Laura ... yerleştirdi.

Was will Laura nicht vergessen? Laura neleri unutmak istemiyor?

Laura will ihren MP3-Player nicht vergessen.

Laura mp3-çalarını unutmak istemiyor.

packen yerleştirmek

Du packst deinen Koffer! Bavulunu yerleştiriyorsun!

nach/schlagen kitapta, sözlükte aramak

Schlag im Wörterbuch nach! Sözlüğe bak!

vergleichen karşılaştırmak

verschieden farklı