• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Almanca/Deutsch
Site Haritası
Üyelik Girişi

Besondere Tage

Lektion 5 Besondere Tage

der Jugendliche, -n genç, gençler

besonderer, besondere,besonderes olağan dışı

besondere Tage özel günler

die Einladung, -en davetiye, -ler

Laura schreibt ihre Einladungskarte auf dem Computer.

Laura davetiyesini  bilgisayarda yazıyor.

schicken göndermek, yollamak

per ile, aracılığıyla; vasıtasıyla

die E-Mail, -s e-posta, -lar

per E-Mail e-posta ile

Dann schickt sie die Einladungper E-Mail. Sonra davetiyesini e-posta ile gönderiyor.

hier burada, buraya

die Information, -en bilgi, -ler

die Geburtstagsparty, -s doğum günü kutlaması, doğum günü kutlamaları

zu meinem 16. Geburtstag 16. doğum günüm vesilesiyle

der Mai ohne Plural mayıs

am 8. Mai 8 mayısta

ein/laden davet etmek

herzlich içten, sevgiyle, gönülden

zu meiner Geburtstagsparty doğum günü partime

... lade ich dich herzlich zu meinerGeburtstagsparty ein.

... seni içtenlikle doğum günü partime davet ediyorum.

hoffentlich ümit ederim ki, inşallah

Hoffentlich kannst du kommen! inşallah gelebilirsin!

zurück/schreiben cevap yazmak

Sie kommt gern zur Geburtstagsparty. O, doğum günü partisine isteyerek geliyor.

Die Einladungskarte gefällt ihr sehr. Davetiye kartı hoşuna gidiyor.

neugierig meraklı, merak içinde

wie nasıl

Sie fragt neugierig: „..., wie macht man das?“ Merakla soruyor: „..., bu nasıl yapılıyor?“

Laura antwortet gleich: ... Laura hemen cevap veriyor: ...

lieb sevgili, değerli

Liebe Laura, ... Sevgili Laura, ...

schnell çabuk, hızlı

..., danke für deine schnelle Antwort. ..., acele cevabın için teşekkür ederim.

Schön, dass du kommen kannst. Gelebilecek olman güzel.

so geht‘s: ... şöyle oluyor: ...

die Seite, -n sayfa, -lar

öffnen açmak

auf dem Computer bilgisayarda

eine Seite auf dem Computer öffnen bilgisayarda bir sayfa açmak

das Beispiel, -e örnek, -ler

zum Beispiel örneğin

die Schrift, -en yazı, -lar

wählen seçmek

die Schriftfarbe, -n yazı rengi, yazı renkleri

fertig hazır, tamam, bitmiş

der Spaß, Späße eğlence, eğlenceler

Viel Spaß! Alles Liebe! ‹yi eğlenceler! Sevgilerimle!

das Klassenzimmer, - derslik, -ler

die Party, -s parti, -ler; eğlence, -ler

die Zeichnung, -en resim, -ler; çizim, -ler

auf/hängen asmak

Laura hat am 8. Mai Geburtstag. Laura’nın 8 mayısta doğum günü var.

zeigen göstermek

die Geburtstagstorte, -n doğum günü pastası, doğum günü pastaları

Sie zeigt ihre Geburtstagstorte. Doğum günü pastasını gösteriyor.

die Torte, -n pasta, -lar

die Kerze, -n mum, -lar

Auf der Torte sind Kerzen. Pastanın üstünde mumlar var.

wünschen (sich) kendisi için arzu etmek, dilemek, istemek

 Sie wünscht sich eine schöne Geburtstagsparty.

Kendisi için güzel bir doğum günü partisi arzu ediyor.

das Geschenk, -e hediye, -ler

Wie alt wird Laura? Laura kaç yaşına giriyor?

Laura wird ... Jahre alt. Laura ... yaşına giriyor.

Wie viele Kerzen sind auf der Torte?

Pastanın üstünde kaç mum var?

Was wünscht sich Laura? Laura kendisi için ne istiyor?

erste ilk, birinci

zweite ikinci

dritte üçüncü

vierte dördüncü

fünfte beşinci

sechste altıncı

siebte yedinci

achte sekizinci

neunte dokuzuncu

zehnte onuncu

zwanzigste yirminci

dreißigste otuzuncu

einunddreißigste otuzbirinci

der Monat, -e ay, -lar

der Januar ohne Plural ocak

der Februar ohne Plural şubat

der März ohne Plural mart

der April ohne Plural nisan

der Mai ohne Plural mayıs

der Juni ohne Plural haziran

der Juli ohne Plural temmuz

der August ohne Plural ağustos

der September ohne Plural eylül

der Oktober ohne Plural ekim

der November ohne Plural kasım

der Dezember ohne Plural aralık

der Sitzplatz, Sitzplätze oturacak yer, oturacak yerler

Ich habe einen Sitzplatz gefunden. Bir tane oturacak yer buldum.

Sie haben lange geschlafen. Uzun süre uyudular.

das Symbol, -e sembol, -ler

der Glücksbringer, - uğurlu sayılan şey, uğurlu sayılan şeyler

Sind Symbole wichtig für dich? Senin için semboller önemli midir?

sehr wichtig çok önemli

nicht wichtig önemli değil

überhaupt nicht asla değil

bringen getirmek, götürmek

Sie bringen mir Glück. Onlar bana şans getiriyor.

gar nichts hiçbir şey

besonderer, besondere,

besonderes olağan dışı, özel

besondere Tage özel günler

Sie bringen gar nichts. Onlar hiçbir şey getirmez.

warum niçin, neden

kennen tanımak, bilmek

Kennst du andere Symbole? Başka semboller tanıyor musun?

das Kleeblatt, Kleeblätter yonca yaprağı, yonca yaprakları

der Marienkäfer, - uğur böceği, uğur böcekleri

die Laune, -n ruhsal durum, ruhsal durumlar

gute Laune haben neşesi yerinde olmak

anders başka türlü

Jeder Tag ist anders. Her gün başka.

schlechte Laune haben keyfi yerinde olmamak

traurig üzgün, kederli

fröhlich neşeli, sevinçli

Heute ist Laura traurig, morgen ist sie wieder fröhlich. Laura bugün üzgün, yarın tekrar neşeli olur.

glücklich mutlu

wütend öfkeli, hiddetli, kızgın

ruhig sakin

witzig esprili, şakacı

ernst ciddî

munter canlı, çevik

unglücklich mutsuz, şanssız

Sieh dir die Gesichter an! Yüzlere dikkatlice bak!

welche hangi

passen uygun olmak

die Aussage, -n ifade, -ler

Welche Aussage passt zu welchem Gesicht? Hangi ifade hangi yüze uygundur?

Zeig auf ein Bild und frag ... Bir resmi göster ve sor ...

fühlen (sich) hissetmek

Wie fühlt sich Nora hier? Nora burada kendisini nasıl hissediyor?

Wie fühlst du dich? Kendini nasıl hissediyorsun?

Heute fühle ich mich (sehr) gut. Bugün kendimi (çok) iyi hissediyorum.

Ich bin (heute) traurig. (Bugün) üzgünüm.