• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Almanca/Deutsch
Site Haritası
Üyelik Girişi

Freizeit ist toll

 Lektion 4 Freizeit ist toll

 der Tagesablauf, Tagesabläufe bir günün akışı, bir günün akışları

die Woche, -n hafta, -lar

Tagesablauf in der Woche hafta içinde günün akışı

der Zahn, Zähne diş, -ler

Zähne putzen diş fırçalamak

frühstücken kahvaltı etmek

gehen gitmek, yürümek

in die Schule gehen okula gitmek

nach (bir yönü gösterir) -e, -a, -ye, -ya

kommen gelmek

das Haus, Häuser ev, -ler

nach Hause eve

nach Hause kommen eve gelmek

das Saxophon, -e saksafon, -lar

spielen müzik aleti çalmak

Saxophon spielen saksafon çalmak

schlafen uyumak

am Wochenende hafta sonunda

der Garten, Gärten bahçe, bahçeler

helfen yardım etmek

im Garten helfen bahçede yardım etmek

treffen (sich) buluşmak

der Freund, -e arkadaş, -lar

sich mit Freunden treffen arkadaşlarla buluşmak

morgens sabahları

der Vormittag, -e öğleden önce, ö¤leden önceleri,

vormittags öğleden önceleri

der Mittag, -e öğle, ö¤leleri

mittags öğleleri

der Nachmittag, -e öğleden sonra, ö¤leden sonraları

nachmittags öğleden sonraları

die Nacht, Nächte gece, geceler

nachts geceleri

farbig renkli

auf farbiges Papier renkli kağıda

die Katze, -n kedi, -ler

...zeichne deinen Tagesablauf auf farbiges Papier! ... bir günün akışını renkli bir kağıda çiz!

vor/stellen sunmak

Stell ihn deiner Klasse vor! Bunu sınıfına sun!

der Hund, -e köpek, -ler

mein Hund Felix köpeğim Felix

das Hobby, -s hobi, -ler

Ihr Hund Felix ist ihr liebstes Hobby. Onun en sevdiği hobisi köpeği Felix.

an/sehen dikkatle bakmak

Sieh dir die Fotos an! Fotoğraflara bak!

sehen görmek

Was siehst du? Ne görüyorsun?

bürsten fırçalamak

das Fell, -e tüy, -ler

Laura bürstet Felix das Fell. Laura Felix’in tüylerini fırçalıyor.

füttern beslemek

erzählen anlatmak

Laura erzählt. Laura anlatıyor.

für için

für mich benim için

Felix ist sehr wichtig für mich. Felix benim için çok önemli.

Ich habe ihn sehr lieb. Onu çok severim.

gehören (zu) dahil olmak, ait olmak

Er gehört zur Familie. O ailedendir.

ein guter Freund iyi bir arkadaş

gern seve seve, gönülden isteyerek

Auch spiele ich sehr gern mit ihm. Onunla gönülden isteyerek oynuyorum da.

natürlich elbette, tabiî ki ...

viel çok

laufen yürümek, koşmak

Natürlich muss er auch viel laufen. Elbette o da çok yürümek zorunda.

oft sık sık

Er frisst am liebsten Fleisch ausder Dose.En çok kutudan et yemeyi seviyor.

nie asla, hiç

das Trockenfutter ohne Plural kuru yiyecek

Trockenfutter frisst er nie. Kuru yiyecekleri asla yemez.

das Kino, -s sinema, -lar

ins Kino gehen sinemaya gitmek

die Gitarre, -n gitar, -lar

Gitarre spielen gitar çalmak

Sport machen spor yapmak

tanzen dans etmek

das Theater, - tiyatro, -lar

singen şarkı söylemek

das Haustier, -e evcil hayvan, evcil hayvanlar

Hast du (auch) ein Hobby? Senin (de) bir hobin var mı?

Ja, ich habe (auch) ein Hobby. Evet benim (de) bir hobim var.

Nein, ich habe kein Hobby. Hayır hobim yok.

ein/kaufen alışveriş yapmak

kochen yemek pişirmek

das Lebensmittelgeschäft, -e gıda maddesi dükkânı, gıda maddesi dükkânları

der Obst- und Gemüseladen,

Obst- und Gemüseläden manav, -lar

der Markt, Märkte pazar yeri, pazar yerleri

der Supermarkt, Supermärkte süpermarket, -ler

das Obst ohne Plural meyve

das Gemüse ohne Plural sebze

der Apfel, Äpfel elma, -lar

die Banane, -n muz, -lar

die Orange,-n portakal, -lar

die Erdbeere, -n çilek, -ler

die Weintraube, -n üzüm, -ler

die Birne, -n armut, -lar

die Kirsche, -n kiraz, -lar

die Melone, -n kavun, -lar

die Tomate, -n domates, -ler

die Gurke, -n salatalık, -lar

die Petersilie ohne Plural maydonoz

die Kartoffel, -n patates, -ler

die Möhre, -n havuç, -lar

die Paprika, -s biber, -ler

der Kopfsalat, Salatköpfe kıvırcık, kıvırcıklar

der Blumenkohl ohne Plural karnabahar

der Brokkoli, - brokoli, -ler

die Aubergine, -n patlıcan, -lar

die Zucchini, -s kabak, -lar

die Bohne, -n fasulye, -ler

der Einkaufszettel, - alışveriş listesi, alışveriş listeleri

Lies den Einkaufszettel! Alışveriş listesini oku!

der Samstagmittag, -e cumartesi öğlesi, cumartesi öğleleri

es gibt vardır

das Mittagessen, - öğle yemeği, öğle yemekleri

zum Mittagessen öğle yemeğinde

Heute gibt es zum Mittagessen Spagetti mit Tomatensoße und Käse.

Bugün öğle yemeğinde domates soslu ve peynirli spageti var.

die Spagetti nur Plural spagetti

der Käse ohne Plural peynir

die Tomatensoße, -n dometes sosu. dometes sosları

schauen bakmak

die Mutti, -s anneciğim, anne, -ler

die Mama, -s anneciğim, anne, -ler

Schau mal, Mutti, die Erdbeeren! Baksana anneciğim, çilekler!

lecker lezzetli, leziz

wirklich gerçekten

Ja, Laura, wirklich, die sehen lecker aus. Evet Laura, gerçekten leziz görünüyorlar.

kosten fiyatında olmak

Was kosten die Erdbeeren? Çileklerin fiyatı ne?

das Kilo, -s kilo, -lar

2,95 das Kilo. Kilosu 2,95 Avro.

bitten rica etmek

..., ein Kilo Erdbeeren, bitte. ..., bir kilo çilek lütfen.

das Eiscafé, -s dondurmacı, -lar (kafeterya)

wie viel ne kadar, kaç

Zitronensprudel ohne Plurallimonata, -lar (kısaltılmış şekli)limonlu maden suyu

die Limonade, -n limonata, -lar

Wie viel kostet eine Limo? Bir limonatanın fiyatı ne kadar?

das Bananeneis ohne Plural muzlu dondurma

Wie viel kostet ein Bananeneis? Bir muzlu dondurmanın fiyatı ne kadar?

der Orangensaft, Orangensäfte portakal suyu, portakal suları

bestellen ısmarlamak, sipariş etmek

etwas bir şey, bir şeyler

..., wir möchten bitte etwas

bestellen! ..., bir şeyler sipariş etmek istiyoruz.

der Kellner, - (erkek) garson, -lar

die Kellnerin, -nen (bayan) garson, -lar

das Vanilleeis ohne Plural vanilyalı dondurma

die Schokoladensoße, -n çikolatalı sos, çikolatalı soslar

Bitte sehr! Was möchtet ihr? Buyrun! Ne istersiniz?

der Apfelsaft, Apfelsäfte elma suyu, elma suları

der Cappuccino, -s kapuçino, -lar

der Kaffee ohne Plural kahve

der Zucker ohne Plural şeker

heiß sıcak

die Cola, -s kola, -lar  çocuk / genç dili

die Milch ohne Plural süt

das Mineralwasser ohne Plural soda, maden suyu

der Milchshake, -s Meyve ve dondurma ile karıştırılmış sütten

yapılan bir içecek

..., bestellst du das Eis? ..., dordurma mı sipariş ediyorsun?

Ja, ich bestelle das Bananeneis. Evet, muzlu dondurma sipariş ediyorum.

..., trinkst du die Cola? ..., kola mı içiyorsun?

Nein, ich trinke die Limo. Hayır, limonata içiyorum.

mögen hoşa gitmek, hoşlanmak

Magst du Bananeneis? Muzlu dondurmadan hoşlanır mısın?

..., natürlich mag ich Bananeneis. ..., elbette muzlu dondurmayı se