• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Almanca/Deutsch
Site Haritası
Üyelik Girişi

Zu Hause

Lektion 3  Zu Hause

 

 

mein benim

die Familie, -n aile, -ler

... stellt ihre Familie vor. ... ailesini tanıtıyor.

die Eltern nur Plural ebeveyn

Das sind ihre Eltern. Bunlar onun ebeveynidir.

Das ist mein Vater. Bu benim babamdır.

Er ist mein Bruder. O benim erkek kardeşimdir.

der Bruder, Brüder erkek kardeş, erkek kardeşler,

ağabey, ağabeyler

der Vater, Väter baba, babalar

die Mutter, Mütter anne, anneler

mit/bringen yanında getirmek

das Foto, -s fotoğraf, -lar

ein Foto von deiner Familie ailenin bir fotoğrafı

Bring ein Foto ... mit! ... bir fotoğrafını getir!

der Opa, -s büyük baba, büyük baba, -lar

die Oma, -s büyük anne, büyük anneler

die Schwester, -n kız kardeş, kız kardeşler; abla, -lar

der Großvater, Großväter büyük baba, büyük baba, -lar

die Großmutter, Großmütter büyük anne, büyük anneler

der Onkel, - amca, -lar; dayı, -lar

die Tante, -n teyze, -ler; hala, -lar

der Sohn, Söhne oğul, -lar

die Tochter, Töchter kız evlat/kız evlatlar

der Mann, Männer (erkek) eş, -ler

die Frau, -en (kadın) eş, -ler

die Geschwister nur Plural kardeşler

das Kind, -er çocuk, -lar

das Baby, -s bebek, -ler

die Großeltern nur Plural büyük baba ve büyük anne

dein senin

sein onun

ihr onun

euer/eure sizin

ihr onların

Ihr sizin

so böyle, bu şekilde

man fiilin gerçek öznesi söylenmediği zaman özne olarak kullanılan zamir

aus/sehen görünmek

So kann man aussehen. Böyle/öyle görünebilir.

zeichnen resim yapmak, çizmek

der Stammbaum, Stammbäume soy ağacı, soy a¤açlar›

... zeichnet seinen Stammbaum. ... soy ağacını çiziyor.

der Cousin, -s kuzen

die Cousine, -n kuzin

über hakkında, hususunda

das Familienmitglied, -er aile üyesi, aile üyeleri

Wie sieht ... aus? ... nasıl görünüyor?

beschreiben tasvir etmek

das Haar, -e saç, -lar

das Gesicht, -er yüz, -ler

die Figur, -en boy, -lar

das Auge, -n göz, -ler

die Nase, -n burun, -lar

die Lippe, -n dudak, -lar

groß uzun boylu

klein kısa boylu

dick şişman

dünn ince, narin

vollschlank etine dolgun, tombul

schlank ince ve uzun boylu

schwarz siyah

grau kır, gri

braun kahverengi

blond sarışın

glatt düz

lockig kıvırcık, bukleli

lang uzun

kurz kısa

oval oval

rund yuvarlak

schmal ensiz, dar

eckig köşeli

blau mavi

grün yeşil

spitz sivri

breit geniş

alle burada: tüm

der Schüler, - (erkek) öğrenci, -ler

die Schülerin, -nen (kız) öğrenci, -ler

Alle Schüler raten, wer das ist. Kim olduğunu tüm öğrenciler tahmin eder.

die Wohnung, -en apartman dairesi, apartman daireleri

... zeigt ihre Wohnung. ... evini gösteriyor.

das Wohnzimmer, - oturma odası, oturma odaları

der Sessel, - koltuk, -lar

das Sofa, -s kanepe, -ler

der Tisch, -e masa, -lar

die Lampe, -n lamba, -lar

Im Wohnzimmer sind zwei Sessel ... Oturma odasında iki koltuk ... var.

der Grundriss, -e kroki, -ler

der Flur, -e koridor, -lar

leer boş

gemütlich rahat, ferah

die Küche, -n mutfak, -lar

Die Küche ist praktisch. Mutfak kullanışlıdır.

sehr schön pek güzel

das Bad, Bäder banyo, banyolar

zu klein çok küçük

Das Bad ist zu klein. Banyo çok küçüktür.

aber fakat, ama

praktisch kullanışlı

Es ist klein, aber praktisch. Küçük, ama kullanışlıdır.

das Zimmer, - oda, -lar

modern modern

super çok güzel, olağanüstü

gefallen hoşa gitmek

Das Zimmer gefällt mir sehr gut. Oda çok hoşuma gidiyor.

das Schlafzimmer, - yatak odası, yatak odaları

dunkel karanlık

zu dunkel çok karanlık

romantisch romantik

sehr romantisch çok romantik

das Möbel, - mobilya, -lar

der Schrank, Schränke dolap, -lar

das Regal, -e raf, -lar

der Stuhl, Stühle sandalye, -ler

das Interview, -s röportaj, -lar, mülakat, -lar

die Hausaufgabe, -n ev ödevi, ev ödevleri

Ich mache meine Hausaufgaben. Ev ödevlerimi yapıyorum.

hören işitmek, duymak, dinlemek

die Musik ohne Plural müzik

Musik hören müzik dinlemek

lesen okumak

arbeiten çalışmak

der Computer, - bilgisayar, -lar

am Computer arbeiten bilgisayarda çalışmak

Ich mache meine Hausaufgaben, höreMusik, lese und arbeite am Computer.

Ödevlerimi yapıyor, müzik dinliyor, okuyorve bilgisayarda çalışıyorum.

der Stein, -e taş, -lar

Du hast viele Steine im Regal. Rafta birçok taşın var.

sammeln biriktirmek

Sammelst du Steine? Taş mı biriktiriyorsun?

die Magic-Karte, -n sihirli kart, sihirli kartlar

Ja, ich sammle Steine und ... Evet taş ve ... biriktiriyorum.

das Poster, - poster, -ler

der Kaktus, Kakteen kaktüs, kaktüsler

die Karte, -n kart, -lar

die Muschel, -n midye kabuğu, midye kabukları

machen yapmak

die Umfrage, -n anket, -ler

Mach eine Umfrage in der Klasse! Sınıfta bir anket yap!

auf üstüne, üstünde, -da, -e, -a, -ye, -ya

Was ist auf den Fotos? Fotoğraflarda ne var?

Auf den Fotos ist / sind ... Fotoğraflarda .... var.

an der Wand duvarda

auf dem Tisch masanın üstünde

die Mappe, -n evrak çantası, evrak çantaları, evrak

dosyası, evrak dosyaları

in der Mappe çantanın içinde

im Regal rafta

Was ist zwischen dem Tisch und dem

Regal?

Masa ve rafın arasında ne var?

von -den, -dan

bis ..kadar, ...dek, ...değin, ...ceye, ...caya kadar

abends akşamları

von morgens bis abends sabahtan akşama kadar

der Tagesablauf, Tagesabläufe bir günün akışı, bir günün akışları

die Woche, -n hafta, -lar

auf/stehen kalkmak

der Zahn, Zähne diş, -ler

Zähne putzen diş fırçalamak

frühstücken kahvaltı etmek

gehen gitmek, yürümek

in die Schule gehen okula gitmek

nach (bir yönü gösterir) -e, -a, -ye, -ya

kommen gelmek

das Haus, Häuser ev, -ler

nach Hause eve

nach Hause kommen eve gelmek

das Saxophon, -e saksafon, -lar

spielen müzik aleti çalmak

Saxophon spielen saksafon çalmak

schlafen uyumak

am Wochenende hafta sonunda

der Garten, Gärten bahçe, bahçeler

helfen yardım etmek

im Garten helfen bahçede yardım etmek

treffen (sich) buluşmak

der Freund, -e arkadaş, -lar

sich mit Freunden treffen arkadaşlarla buluşmak

morgens sabahları

der Vormittag, -e öğleden önce, ö¤leden önceleri,

vormittags öğleden önceleri

der Mittag, -e öğle, ö¤leleri

mittags öğleleri

der Nachmittag, -e öğleden sonra, ö¤leden sonraları

nachmittags öğleden sonraları

die Nacht, Nächte gece, geceler

nachts geceleri

farbig renkli

auf farbiges Papier renkli kağıda

die Katze, -n kedi, -ler