• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Almanca/Deutsch
Site Haritası
Üyelik Girişi
İngilizcenin Tarihi

İngilizce, Cermen kökenli bir dil olup Kavimler Göçüyle yer değiştirmiş Cermen kavimlerinin Britanya adalarında yaşayan Keltleri sürerek adaya ve adalara getirdirleri dildir. Adını Angıllar ve Saksonlar'dan almıştır. Bu kavimler dillerine "englic" demişlerdir. Dilin kökeni bugünkü kuzey Hollanda'da yer alan Frizya'da yaşayan insanların dili olan Frizce'dir. Roma İmparatorluğu döneminde Britanya adalarına gönderilen rahipler buraya din dili olan Latince'yi getirmiş ve Latince'nin etkisi baş göstermiştir. Daha sonra Kuzey'den gelen Viking istilaları ile "Norman French" denilen dil ile karışmıştır. Yönetici sınıf bu Fransızca'yı konuşurken köylü sınıfı olarak kabul edilen halk "Old English" yani Eski İngilizce'yi konuşmaktaydı. 1066'da Hastings Savaşı 'yla Fatih William adaları ele geçirirek uzun yıllar Fransızca'nın yerleşmesine sebep olmuştur. Günümüzde Amerika Birleşik Devletleri'nde, Birleşik Krallık'ta, Avustralya'da, Kanada'da, Güney Asya'nın bir bölümünde, Mısır'da ve Afrika'nın belirli kesimlerinde anadil ya da ikinci dil olarak konuşulmaktadır.

İngilizce, Çince ve İspanyolca'dan sonra ana dil olarak dünyanın en çok konuşulan üçüncü dilidir.

Türkiye'de İngilizce

Türkiye'de uzun yıllar yabancı dil olarak öğretilen İngilizce bu görevine devam etmektedir. Türkiye'de İngilizce öğretimi Fransızca'nın etkisini kaybetmeye başladığı dönemde atılım yapmıştır. Bir zamanların soylular dili olan Fransızca önemini yitirmiş ve II.Dünya Savaşı sonrası artan Amerikan etkisiyle İngilizce Türkiye'de ve dünyada önem kazanmıştır. 8 yıllık ilköğretim yasasından sonra İngilizce ilköğretim 4. sınıflara kadar çekilmiştir.Genel liselerin 4 yıla çıkmasıyla beraber hazırlık sınıfı kavramı ortadan kalkmış İngilizce derslerinin haftalık ders saati artmış bulunmaktadır. Pekçok üniversite liselerde hazırlık sınıfı okunmuş bile olsa öğrencilerini bir yeterlilik sınavından geçirerek İngilizce seviyelerini ölçmektedir. Ön koşullara uymayan öğrenciler bir yıl süreyle hazırlık sınıfında yoğun İngilizce programlarıyla yeterli seviyeye getirilirler. İngilizce öğretmenliği programlarında da bu yeterlilik sistemi uygulanmaktadır. İngilizce öğretmenliği programları hazırlık sınıfı dahil edildiğinde 5 yıl, 10 yarıyıldan oluşmaktadır. Yeterlilik sınavını veren öğrenciler 8 yarıyıl boyunca İngilizce okuma ve konuşma becerileri, İngilizce dil bilgisi, yazma becerileri, ve bu becerileri öğretme yüntemleriyle ilgili dersler aldıkları gibi İngiliz edebiyatı, Amerikan edebiyatı ve İngiliz dilinin tarihi ve yapısıyla ilgili yoğun olmayan dersler alırlar.

Baklava: "baklavah" olarak geçmiştir
Boş: "Bosh" olarak geçmiştir
Briç(iskambil oyunu): "Bridge" bir hipoteze göre bir üç ("one three")
Kazak: "Cossack" ( kazak erkek olarak kullanımı)
Dolma: aynı kalmıştır.
Döner: "Doner" olarak geçmiştir
Efendi : Effendi
Ordu : "Horde" olarak geçmiştir aslında horde kelimesi kalabalık anlamına gelmektedir
Yeniçeri: Janissary
Kebap: Kebab
Han: Khan
Köşk: "Kiosk" olarak geçtiği söylense de kelime aslında almanca'da büfe anlamına ;gelmektedir
Kısmet: Kismet
Kımız: Lackey, Koumiss
Paşa: Pasha
Şiş: Shish
Sultan
Tavla
Lale: Tulip olarak tülbent kelimesinden geçtiği söylenmektedir
Turkuaz: Turquoise
Yurt
Yoğurt: Yoghurt
Bulgur: Bulghur
Pazar: Bazaar olarak geçmiştir.
Türkçe: Turkish
Türkiye:Turkey

İngilizce - Türkçe Dilleri karşılaştırması [değiştir]İngilizce'de özne kullanımı her cümlede gerekli iken Türkçe'de sadece fiil kullanmak yeterlidir.
İngilizce mantığına göre zaman gider, Türkçe mantığında ise insan gider.
Türkçe'de 5 ana zaman fiili varken, İngilizce'de 12 zaman fiili vardır.
Türkçe'de cümleler özne-nesne-yüklem şeklinde sıralanırken İngilizce'de özne-yüklem-nesne şeklinde sıralanır.
İngilizce'de "prepositions" kelimelerden ayrı yazılırken; Türkçe'deki yaklaşık karşılığı olan hal ekleri, eklendikleri kelimelerle birleşik yazılır.
Türkçe, yazıldığı gibi okunan bir dildir (her ne kadar inceltme işaretinin kaldırılması,sözcüklerin zamanla söyleyişte uğradıkları değişikliklerden doğan birtakım farklılıklar olsa dahi); İngilizce ise yazıldığından farklı okunan bir fonetik yapıya sahiptir

İngilizce Nasıl Öğrenilmeli?

Yeni bir dil öğrenmek, ilk bakışta gramer (dil bilgisi) ve kelime öğrenerek, bunları gerektiği gibi kullanmayı bir beceri olarak edinmek diye tarif edilebilir. Ancak bu tanım tam olarak yeterli değildir. Tabii ki gramer ve kelime öğrenmek bir dili konuşabilmek için en önemli öğelerdir. Ancak aslında yabancı bir dili fazla zorlanmadan kolay olarak öğrenmek, çalışma alışkanlıklarını doğru oluşturmakla çok ilgilidir.

Bu yazımızda dil öğrenmenin püf noktaları derken, size bu konuda bazı basit ama önemli ayrıntılardan bahsetmek istiyoruz.
  1. Çalışırken daima öğrendiklerinizi sesli olarak tekrarlayınız. Aklınızda tutmaya çalıştıklarınızı, aynı zamanda yüksek sesle söylemeye alışınız. Bu öğrenmenizi kolaylaştıracaktır.
    Genellikle bir arkadaş ile ikili çalışmak, bu nedenle çok faydalıdır. Böylece hem konuşmaya hem de dinlemeye alışırsınız. Sesli olarak çalıştıklarınızı, ayrıca kağıda dökmeye çalışınız. Cümleler kurunuz.

  1. Eğer sadece okuyarak çalışırsanız bu sadece görsel belleğinizi çalıştırır. Ancak sesli olarak tekrarlayarak çalışmak ise, görsel ve işitsel belleğinizi de birlikte çalıştırır. Bu işlem, dil öğrenmek için en faydalı davranıştır. Böylece hem telaffuz yeteneğiniz artar, hem de cümle kurma beceriniz gelişir.

  1. Her gün mutlaka bir süre çalışınız. Bir yabancı dil çalışmaya başlayınca, günlük aralar vermeyin her gün mutlaka kısa da olsa bir zaman ayırınız. Böylece bir gün önce öğrendiklerinizi unutmamanızı sağlamış olursunuz. Çalışmaya verilen günlük aralar, kopukluklar yaratır, ve önceki öğrendiklerinizin belleğinize tam yerleşmemesine sebep olur. Devamlı tekrar ise öğrenmeyi kalıcı kılar.

  1. Yeni konuları çalışırken, arada geri dönüp eski öğrendiklerinizi tekrarlayınız. Böylece temelinizi devamlı güçlendirmiş olursunuz. Dil öğreniminde bu önemli bir ayrıntıdır.

  1. Hata yapmaktan korkmayınız. Yabancı bir dili konuşmaya çalışırken hata yapmaktan çekinmek gereksizdir. Komik olacağınızı düşünmeyiniz. Yabancı bir dili yeni öğrenen herkes önceleri hatalı konuşur. Bu çok normaldir. En kolay yabancı dil öğrenen kişiler, bu konuda hiç çekinmeden atak davrananlardır. Siz de bunlardan biri olabilirsiniz.

    Kaynak: The Augustine Club at Columbia University
Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv      4708 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın